Bu çalışma, ortaokul öğrencilerinin kesirler konusundaki farklı temsiller arasında geçiş yaparken kullandıkları stratejileri ve karşılaştıkları güçlükleri incelemektedir. Çok boyutlu anlamlarıyla kesirler, öğrenciler için önemli kavramsal zorluklar barındırmaktadır. Literatür, anlamlı öğrenmenin sembolik, görsel, sözel ve günlük yaşam bağlamları arasında esnek geçiş yapabilmeyi gerektirdiğini vurgulamaktadır. Ancak ulusal ve uluslararası araştırmalar, öğrencilerin bu geçişlerde sıklıkla yüzeysel stratejilere başvurduklarını ve eş bütün ile eş parça ilkelerini göz ardı ettiklerini göstermektedir. Bu araştırmada nitel durum çalışması deseni benimsenmiş; veriler, bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 131 öğrenciye uygulanan sekiz açık uçlu sorudan oluşan veri toplama formundaki, araştırmanın amacı doğrultusunda seçilen altı soruya verilen yanıtlar üzerinden analiz edilmiştir. Öğrenci yanıtları betimsel ve içerik analiziyle incelenmiş, tekrar eden strateji, hata ve başarılı yaklaşımlar temalar hâlinde sınıflandırılmıştır. Bulgular, öğrencilerin görselden semboliğe geçişte kısmen başarılı olduklarını, ancak sembolikten görsele geçişte ciddi güçlükler yaşadıklarını ortaya koymuştur. Özellikle sembolik temsilden sembolik temsile geçişte kesir çizgisini ondalık noktayla karıştırma gibi yanılgılar yaygındır. Sözel dönüşümlerde ise öğrencilerin çoğu yalnızca kesrin okunuşunu yazmakla yetinmiş, kavramsal açıklamalar yapmamıştır. Genel olarak, temsiller arası geçişlerin çoğu işlemsel düzeyde kalmış ve kavramsal anlamlandırma yetersiz olmuştur. Sonuçlar, öğretimde farklı temsil türlerinin dönüşümlü ve anlamlı biçimde kullanılmasına, ara temsillerin teşvik edilmesine ve eş bütün–eş parça ilkelerinin özellikle vurgulanmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Çalışma, öğretmen eğitimi, müfredat geliştirme ve öğretim tasarımı için önemli yansımalar sunmaktadır.
Kesirler, temsiller, temsiller arası geçişler, stratejiler, zorluklar